Güzel Kadınlar Sağlık Kadın Sağlığı Cinsel Sağlık Erkek Sağlığı

Kadınlar

07 Mayıs 2008

Üçgen vücut eşcinsel edebiliyor

Vücut geliştirirken dikkatli olun

Son zamanlarda özellikle büyük metropollerde yüzlerce body bulding ve fitness salonu açıldı. Tatil sezonun yaklaşmasıyla birlikte kıştan kalan kilolardan kurtulmak ve vücut geliştirmek isteyen insanlar soluğu bu salonlarında alıyor. Doping kapsamına giren, kas kitlesini ve kuvvet arttırmaya yönelik bir kısım ekstra ilaç ve maddelerin kullanımı her geçen gün artıyor. Fakat bu ilaçlar bilinçsiz bir şekilde kullanıldığı için ölümlere varan ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor.

KANSER RİSKİ VAR

Hormonların karaciÄŸer kanseri riskini arttırdığını ileri süren UludaÄŸ Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor HekimliÄŸi Anabilim Dalı BaÅŸkanı Prof. Dr. Hakan Gür, “Türkiye de son zamanlarda binlerce body ve spor salonu açıldı. Asıl tehlike bu gibi yerlerde. Leblebi gibi alıyorlar, ne aldıklarını bilmiyorlar, bunları verenler bile içeriÄŸini bilmiyor” dedi. Özellikle anabolik steroidlerin, kadınlarda erkeksi karakterin geliÅŸmesine sebep olurken, erkekte ise tam tersi durumun meydana geldiÄŸini dikkat çeken spor hekimi Gür sözlerini şöyle sürdürdü:

ÖLÜMCÜL OLABİLİYOR

“Erkeklerde sperm sayısını düşürür, erkeklik özellikleri kaybolur. Kızlarda ise doÄŸurganlık azalır, erkeksi özellikler geliÅŸmeye baÅŸlar. Öte yandan steroidden ölenler var. Bu ilaçlar hormon dengesini bozduÄŸu için cinsel sapma sonucunu doÄŸurur. Özellikle erkeklerde homoseksüel eÄŸilimler baÅŸ gösterir.” Büyüme hormonları iç organların büyümesine sebep olduÄŸu gibi el, ayak, burun gibi uzuvların enine büyümesine yol açıyor.

Bugün

06 Mayıs 2008

Saçlarınız mı dökülüyor

Dikkat çekici saçlara kavuşmak için kesinlikle okuyun

Özel bakım ürünlerine tonlarca para harcamanıza gerek yok, evinizde hazırlayacağınız karışımlarla da saçlarınıza bakım yapabilirsiniz. Bu konuda aktarlarda satılan doğal ürünler en byük yardımcınız olacak. İşte size çok sık rastlanan saç problemleri ve bu problemlerin mutfağınızdan geçen çözüm yollarıSaçlarınızın beyazlamasını geciktirmek ve güçlendirmek için, bir avuç sarmaşık yapraklarını1 litre suda 10 dakika kaynatın. Saçlarınızı şampuanla yıkadıktan sonra bu su ile durulayın. Eğer saçlarınıza röfleli bir görüntü kazandırmak istiyorsanız sarmaşık yapraklarını sıcak suyun içine 1 demet maydanoz atarak kaynatın ve saçınızı bu su ile durulayın. Güçlü ve parlak saçlara sahip olmak istiyorsanız, saçınızı zeytinyağı ile tarayın ve diplere işlemesi için başınıza bir havlu sarıp bir iki saat bekleyin. Daha sonra Saçınızı uygun bir şampuanla yıkayın.

Saç diplerindeki kaşıntı için

Bir su bardağı elma sirkesini ocakta kaynama derecesine gelene kadar ısıtın ve kaynamadan ocaktan alın. Bir avuç çok ince kıyılmış ısırgan otunun üzerine döküp soğuyuncaya kadar demlenmeye bırakın ve süzün. Pamuk veya sünger yardımı ile saç diplerinize iyice masaj yaparak yedirin. Bir saat bekledikten sonra saçlarınızı şampuanlamadan durulayın.

Kepek sorununu çözün

Saçlarınızın kolay taranması ve elektriklenmemesi için spreyli bir şişenin içine az miktarda saç kremi koyup biraz su ile sulandırın ve saçlarınıza sıkın. Saçlarınızın çok kolay tarandığını ve elektriklenmediğini göreceksiniz. Kepeksiz ve pırıl pırıl saçlar için bir kaşık balı yarım çay bardağı suyun içinde erittikten sonra saç diplerinize parmaklarınızla bu su ile masaj yapın ve saçlarınızı durulayın. Ve saçlarınızı fırçalayın.

Dökülmesinler

Mevsim değişikliğinde saçlarınızın dökülmesini engellemek için tavsiyelerimize mutlaka göz atın.
Saç dökülmesi için

Saçlarınız tutam tutam dökülüyorsa bunun için; bir tutam şerbetçi otu kozalağı, bir tutam devetabanı yaprağı, bir tutam meşe kabuğu ve bir yemek kaşığı naneyi bir tencereye koyup üzerine 1 litre kaynar su ekleyerek yaklaşık 1 saat demlenmeye bırakın ve süzün. Daha sonra saç diplerinize pamuk yardımı ile bu karışımı iyice yedirin ve saçlarınızı bir havlu ile sarıp yaklaşık 20 dakika kadar bekleyin. Kalan karışımla saçlarınızı yıkayıp kendiliğinden kurumaya bırakarak saç bakımınızı tamamlayın.

Saçların uzaması için

10 damla limon suyu ile beş yemek kaşığı havuç suyunu karıştırıp için. (Bunu en az haftada iki kez yapın) Saç dökülmesine ve saçların uzamasında oldukça faydalıdır. Ayrıca havuçtan bol miktarda yararlanın çünkü havuç birçok saç sorununa bire birdir.

Muzlu-Ballı maske
Saçlarınızda doÄŸal bir parlaklık için…

* 1 adet organik muz

* 2 kaşık doğal yoğurt

* 2 çay kaşığı saf zeytinyağı

* 1 çay kaşığı organik bal

* 2 tatlı kaşığı tam yağlı süt

* 4 damla tatlı badem yağı (ya da bulabilirseniz ylang ylang yağı)

Hazırlanışı ve uygulama

Tüm malzemeleri blenderden geçirin ve kalın bir sıvı haline gelmesini sağlayın. Saçlarınızı yıkayın ve havluyla kurutun. Ardından maskeyi bir tarak ya da boya fırçası yardımıyla kökten uca tüm saçlarınıza yedirin. Başınızı folyoyla sararak ya da bir bone geçirerek 1 saat bu halde bekleyin ve daha sonra yıkayın.

Takvim

04 Mayıs 2008

Diş tedavisinde deve kuşu yumurtası

Diş hastalıklarına deve kuşu yumurtası çözüm buluyor 

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Diş Hekimliği Fakültesi ile Veteriner Fakültesi, deve kuşu yumurtasının diş hastalıkları tedavisinde kullanılması için ortak bir çalışma başlattı.
SÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Durmuş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, diş hekimliği, ortopedi, çene cerrahisi, plastik cerrahi ve beyin cerrahisi gibi birçok tıp alanında kullanılan greft (kemik tozu) ve membranın (örtü malzemesi) bugüne kadar kimyasal maddelerin laboratuvar ortamlarında belli işlemlerden geçirilmesi sonucu elde edildiğini söyledi.

İnsan kadavrası ve sığır kemiklerinden de elde edilebilen greft ve membranın çok pahalıya mal olduÄŸunu dile getiren Doç. Dr. DurmuÅŸ, ”Ama bunların birçok riski bulunuyordu. Yani sığırdan insana geçen birçok hastalık var. Bu hastalıkların bertaraf edilebilmesi için de birçok iÅŸlemin yapılması gerekiyordu. Bu da doÄŸal olarak bu malzemelerin fiyatlarını aşırı derecede yükseltiyordu” dedi.

Özellikle diş hekimliğinde sıkça kullanılan greft ve membranı, kolay ve risk faktörü olmayan bir yöntemle elde etmek için 2001 yılında SÜ Veteriner Fakültesi Histoloji-Embriyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlhami Çelik ile bir çalışma başlattıklarını anlatan Doç. Dr. Durmuş, şunları kaydetti:

”Yaptığımız araÅŸtırma ve deneylerde deve kuÅŸu yumurtasının kabuÄŸunun greft ve membran için çok uygun olduÄŸunu tespit ettik. Deve kuÅŸu yumurtasının kabuÄŸu, istenen büyüklükte parçacıkların elde edilmesine imkan saÄŸlayacak yeterli kalınlığa sahip. Bu yumurtanın kabuk ve zarları kalın ve güçlüdür. Bugüne kadar sığır ve diÄŸer hayvanlardan insana geçen birçok hastalık tespit edilmesine raÄŸmen, deve kuÅŸundan insana geçebilecek bir hastalık tespit edilmemiÅŸ. Dolayısıyla deve kuÅŸu yumurtasının baÅŸta diÅŸ tedavisi olmak üzere birçok tıp alanında ihtiyaç duyulan greft ve membranın yapımında kullanılmasında hiçbir risk faktörü yok. Maliyeti de çok düşük ve elde edilmesi çok kolay.

Projemiz tamamlanırsa, deve kuÅŸu yumurtasının toz haline getirilmesiyle elde edilecek greft, diÅŸi tutan kemik doku kayıplarında yeniden kemik oluÅŸması için, ayrıca alt ve üst çene kemik kayıplarının onarılmasında kullanılabilecek. DiÅŸ hekimliÄŸi dışında vücuttaki büyük kemik kayıplarının tedavisinde yine bu malzeme kullanılabilecek.”

ÇALIŞMALAR 7 YILDAN BU YANA DEVAM EDİYOR

Deve kuÅŸu yumurtasının kabuÄŸuyla ilgili deneysel çalışmalarının 7 yıldır devam ettiÄŸini anlatan Doç. Dr. DurmuÅŸ, maddi imkansızlıklar nedeniyle çalışmaları henüz tamamlayamadıklarını, bu nedenle projeyi hayata geçirebilmek için TÜBİTAK’a baÅŸvurduklarını bildirdi.

Doç. Dr. Durmuş, çalışmanın tamamlanmasıyla sağlık alanında özellikle diş tedavisinde kullanılan greft ve membran malzemelerine harcanan paraların azaltılabileceğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

”Åžu anda bu malzemelerin zor ÅŸartlarda laboratuvar koÅŸullarında oluÅŸmasından dolayı piyasa deÄŸerleri de çok yüksek. Biz alternatif olarak doÄŸal kaynaklarla elde edilen ve saÄŸlık açısından risk taşımayan deve kuÅŸu yumurtasının kabuk tozunu greft olarak kullanacağız. ÇoÄŸunlukla yurt dışından getirilen, diÅŸ tedavisinde kullanılan greft ve membran için Türkiye’de yılda 4-5 milyon dolar harcanıyor.

Her bir diÅŸ hastasının sadece greft ve membrana harcanan gideri ortalama 200 Avro’yu buluyor. Deve kuÅŸu yumurtasından elde edilen kemik tozu ise 3′te 1 oranında daha ucuza mal olacak. Yani bu proje ile hem elde edilmesi kolay bir ürün ortaya çıkarmış olacağız hem de milyonlarca doların yurt dışına gitmesini önlemiÅŸ olacağız. ”

Doç. Dr. Durmuş, deve kuşu yumurtasını kırıp toz haline getirip, bir takım işlemlerden geçirdikten sonra elde ettikleri greft ve membranın, tıpta kullanılması için çalışmalarına devam ettiklerini sözlerine ekledi.

( Not: Deve kuşu yumurtası 20 kişinin tüketeceği tavuk yumurtasına eşdeğerdir, kabuğu haşeratlardan korunmak için kullanılır. Deve kuşu yumurtasının bulunduğu yerde örümcek ve diğer haşeratlar barınmaz, dikkat edilirse büyük camilerde deve kuşu yumurtası bulunur amaç örümcekten korumaktır. Protein bakımından oldukça zengindir. Kabuğu porselen tabağı kalınlığındadır. Çekiçle kırılır veya matkapla delinir. )

Guncel.net

03 Mayıs 2008

SAÇ DÖKÜLMESİ (ALOPESİ)(belirti, tanı, önleme, tedavi)

Saç dökülmesi terimi çok farklı problemleri anlatmak için kullanılabilir (saçlardaki hafif bir incelmeden tüm saçların dökülmesine kadar) ve bu durum bir çok nedenden kaynaklanabilir. Normal şartlarda, her gün yaklaşık olarak kafamızdaki saçlardan 50-100 arasında saç telini kaybederiz. Anormal saç dökülmesi durumlarında ise bu sayı artar ve taraklarınızda, banyo ve lavabo giderlerinde ve elbiselerinizde aşırı miktarda saç biriktiğini görürsünüz.

Tıbbi olarak saç dökülmesi aşağıdaki şekillerde sınıflandırılabilir:

Telogen effluvium: vücudun genel olarak strese (sıkıntıya) maruz kalmasının ardından (uzun süreli yüksek ateş, büyük bir ameliyat veya ciddi bir enfeksiyon) 2-3 ay sonra meydana gelen yaygın saç dökülmesidir. Bu tür saç dökülmesi vücuttaki ani hormon değişiklikleri sonucu da meydana gelebilir; özellikle kadınlarda doğum yaptıktan sonra.

İlaçların yan etkisi: belirli ilaçlar yan etki olarak saç dökülmesine neden olabilir; özellikle lityum, beta blokörler, warfarin, heparin, amfetaminler, levodopa ve diğer bazı ilaçlar. Daunorubicin ve kanser tedavisinde kullanılan diğer ilaçlar, ani ve yaygın saç kaybına neden olabilirler.

Hastalık belirtisi olarak: saç dökülmesi bazı hastalıklaırn belirtisi olarak meydana gelebilir. Bu hastalıklardan bazıları; lupus eritomotozus, sifiliz, tiroid hastalığı (hipotiroidi veya hipertiroidi), seks hormon dengesizliği, sarkoidoz, kanserin cildi tutması (yayılması), ciddi beslenme bozuklukları (protein, demir, çinko veya biotin eksiklikleri). Bu tür beslenme yetmezlikleri özellikle zayıflama diyeti uygulayan bayanlarda ve adet kanamaları çok ağır geçenlerde sık olarak görülmektedir.

Tinea capitis (kafa serisinin mantar hastalığı): yama şeklinde dökülme meydana gelen bu tip saç dökülmesinde hastalığa neden olan mikrop Trichophyton tonsurans dır. Bu enfeksiyon, saçın tam deriden çıktığı noktada kırılmasına neden olur.

Tarvmaya bağlı saç dökülmesi: bu tür saç dökülmesi insanların kendileri tarafından neden olunan saç dökülmesidir. saçlarını çekiştirmek, saçları aşırı sıcağa maruz bırakmak ve saç maşası ile aşırı kıvırmak, saça kuvvetli kimyasal maddeler sürmek (saç boyaları, spreyler gibi).

Erkek tipi saç dökülmesi: erkeklerde saç dökülmesi tipik bir şekilde meydana gelebilir (ön taraftaki saç çizgisinin geri çekilmesi ve/veya tepedeki saçlarda incelme / azalma). Bu en yaygın saç dökülmesi tipidir ve erkeklerde herhangi bir yaşta başlayabilir, hatta ergenlik çağlarında bile başlayabilir. Bu durum genelde 3 etkenin ortak sonucu olarak meydana gelebilir; ailevi saç dökülmesi şekli, erkek hormonlarının varlığı ve ilerleyen yaş. Tamamen benzer bir şekilde, bir çok kadında da kadın teipi saç dökülmesi meydana gelmektedir. Kadın tipi saç dökülmesinde; ön tarafta seyrekleşme, tepede veya tepenin çevresinde taç şeklinde seyrekleşme meydana gelebilir, dolayısı ile erkek tipi alın açılması meydana gelmez.

Belirtiler

Saç dökülmesi durumunda, yukarıda anlatılanlara ilave olarak; saçlarınızın fazlaca ince olduğunu, alnınızdaki saç çizginizin değiştiğini veya başınızda saçsız yama tarzı alanlar oluştuğunu fark edebilirsiniz.

Saç dökülmesi telogen effluvim veya ilaç yan etkisine bağlı olarak meydana geldiğinde, saç dökülmesi başın her tarafındadır; oysa mantar enfeksiyonlarında saç dökülmesi küçük yamalar şeklinde meydana gelir. Mantar enfeksiyonlarında başka şikayetler de bulunur; saç derisinde pullanma, saçların diplerinden kırıldığı siyah noktalarla kaplı alanlar veya kalınlaşmış deri ile karakterize alanlar. Travmaya bağlı saç dökülmesinde; yöntemin uygulandığı yere bağlı olarak belirli yerlerde saçsız alanlar ortaya çıkar. Erkek tipi saç dökülmesinde, saç çizgisi genelllikle şakaklardan itibaren çekilmeye başlar, bunu tepedeki saçlarda incelme takip eder. Aşamalı olarak, tepedeki alan tamamen saçsız kalır.

Tanı

Doktorunuz, saç dökülmenizin hangi tipte olduğunu saptarken yapacağı fizik muayeneye ilave olarak, kullandığınız ilaçları, geçirdiğiniz hastalıkları, ailenizdeki bireylerde saç dökülmesi olup olmadığını, beslenme alışkanlıklarınızı ve saç bakım alışkanlıklarınızı araştıracaktır. mantardan şüphelenilen durumlarda laboratuvar muayenesi için saçınızdan örnek alınabilir. Başka bir hastalığa bağlı olduğu düşünülüyorsa, kan tahlili gerekli olabilir.

Saç dökülmesinin ne kadar süre ile devam edeceği, sebebine bağlıdır. Örneğin; telogen effluvium tipi saç dökülmesinde süre genelde 1-5 ay kadardır ve daha sonraki aylarda saç tekrar çıkar. İlaç yan etkisine bağlı oalrak meydana gelen saç dökülmesinde, ilaç kesildikten sonra saçlar normal haline dönmeye başlar. Saçları çekmeye bağlı meydana gelen alopeside ve abartılı saç bakım alışnalıklarına bağlı alopeside; alışkanlıklardan kurtulmayı takiben saçlar normal haline dönmeye başlar. Mantar enfeksiyonuna bağlı alopeside ise en az 6-12 hafta süre ile tedavi uygulanmalıdır. Mantar hastalığına bağlı alopeside erken tanı ve tedavi, olası kalıcı bir saç kaybını engellemede önemlidir. Erkek ve kadın tipi saç dökülmesinde durum ilerleme eğilimindedir ve bu durumun problem olduğunu düşünenler için tedavi yöntemleri uygulanabilir.

Önleme

Bazı tür saç dökülmeleri, stesi azaltarak, iyi ve dengeli beslenerek, saç bakım teknikleri konusunda daha bilinçli davranarak ve saç dökülmesine nden olan ilaç kullanımından (mümkünse) kaçınarak engellenebilir. Mantar enfeksiyonlarına bağlı saç dökülmesi; saçları temiz tutarak ve şapka, tarak gibi malzemeleri baçkaları ile paylaşmayarak engellenebilir. Erkek tipi alopesi de bazen bazı ilaçların kullanımı ile engellenebilir.

Tedavi

Telogen effluvium nedenli alopesi veya ilaç nedenli alopesi tedavi gerektirmez. Kötü beslenmeye veya hastalıklara bağlı alopesi bu etkenler ortadan kalkınca düzelir. Mantara bağlı alopeside 6-12 hafta boyunca ilaç kullanmak ve bazen şampuan (selenyum sülfit veya ketokonazol içeren) ile tedaviyi desteklemek gerekebilir.

Erkek tipi ve kadın tipi saç dökülmesi gelişen bir çok kadın ve erkek genelde mutludur ve tedaviye gereksinim duymazlar. Tıbbi tedavi isteyenler için ise lokal minoksidil (tansiyon düşürücü bir ilaç) veya oral finasteride (sadece erkeker için) kullanılabilir. Yine saç ekimi denilen yöntemleri ve saçsız bölgenin ameliyatla alındığı yöntemleri kullananlar vardır.

FİNASTERİDE : Bu ilaç, Type II 5a-reductase adı verilen bir enzimin çalışmasını engeller; böylece de testosterone hormonunun 5a-dihydrotestosterone (DHT) adı verilen ve erkek tipi saç dökülmesi ile ilgili olduğu iddia edilen maddenin oluşumunu engeller. Ancak kullanımı sonrasında cinsel istekte azalma, sertleşme problemleri, boşalma problemleri, meni sıvı miktarında azalma, memelerde büyüme ve hassaslaşma gibi yan etkiler 12 aylık kullanım sonunda ortalama %1.4 oranında gözlenmiştir.

ALOPECİA AREATA

Alopecia areata denilen durum 2-5 cm çapında, saçlı deride saçsız alanların meydana gelmesidir. Bazı hastalarda bu küçük daireler daha büyük olabilir ve tüm kafada ve hatta tüm vücuttaki kıllı bölgelerde saç dökülmesi gelişebilir. Bu hastalık bazen kortikosteroidli ilaçlarla tedavi edilebilir (krem olarak veya o bölgeye iğne ile enjekte edilerek), ancak garantili bir tedavi yöntemi yoktur. Saçsız bölge çok küçükse etraftaki saçalr tarafından bu bölge zaman içerisinde kapatılacaktır.

01 Mayıs 2008

Kanseri %80 azaltın

Eğer ailenizde kanse olsan biri varsa dikkatli olmanız gerekli

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Genetik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Terzioğlu, önceden tedbir almakla kanser hastalığını yüzde 80 oranında azaltmanın mümkün olduğunu söyledi.

TerzioÄŸlu, Rize İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde düzenlenen ”Genetik ve SaÄŸlıklı YaÅŸam Konferansı”nda, insanın genetik yapısıyla ilgili bilgi verdi.

İnsanın oldukça karmaşık bir yapısı olduğunu ve çok basit bir eyleminde dahi onbinlerce işlemin gerçekleştiğini ifade eden Terzioğlu, bir söz söylemek istendiğinde beyinde çok kısa sürede 50 bine yakın işin gerçekleştirildiğini kaydetti.

Kadınlardan, doÄŸum öncesinde bebeklerinin down sendromlu olup olmadığını test için alınan suyun tehlike oluÅŸturduÄŸunu öne süren TerzioÄŸlu, ”Bu durumda çocuÄŸun mongol doÄŸma ihtimali eÄŸer kadın 34 yaşını geçmiÅŸse yüzde 4, 38 yaşını geçmiÅŸse yüzde 7-8 olmaktadır. Bu nedenle yapılan yanlış bir uygulamadır” dedi.

Günümüzde hasta olduÄŸu için hastaneye giden insanlardan yüzde 60-70′inin aslında hastaneye gitmesine gerek olmadığını, çok basit tedbirlerle kendilerini tedavi edebileceklerini anlatan TerzioÄŸlu, ÅŸunları söyledi:

”Ailesinde kalıtsal bir hastalık, özellikle de kanser hastası olanların bir saÄŸlık merkezine gidip durumlarını kontrol ettirmeleri gerekmektedir. Çünkü kanser hastalığı, 5 veya daha fazla gende bozukluk olması durumunda ortaya çıkmaktadır. İnsanda doÄŸuÅŸtan 2 veya 4 gen zaten bozuk olabilmektedir. EÄŸer ailede kanser hastalığı varsa o kiÅŸide 1 gen daha bozulabilmekte ve kanser hastalığı ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle önceden tedbir almakla hastalığı yüzde 80 oranında azaltmak mümkündür.”

Sigaranın kanser yapmada önemli etkisinin bulunduÄŸunu ileri süren TerzioÄŸlu, ”10 yıl boyunca günde 1 paket sigara içen 100 kiÅŸiden 12’si kanser olmaktadır. Bu nedenle sigarayı bırakmak için vatandaÅŸların saÄŸlık merkezlerine gitmeleri önemlidir. Sigarayı bırakmada saÄŸlık kuruluÅŸlarında yapılan tedavi ile yüzde 75 oranında baÅŸarı elde edilmektedir” diye konuÅŸtu.

AA